Amasra ve Bartın yöresinde bilmeceler
(Bilmeceler sadece yöremize ait değildir,çeşitli yerlerden derlemedir. )
Allah yapar yapısını, demir açar kapısını. ( kabak)
Altından su içerum, üstünde çayır biçerum. ( koyun)
Ağadan bir gelin aldım,belayı satın aldım: (Nezle)
Alaca bulaca,attım yamaca: (Heybe)
Alaca bulaca,çıkar gider ağaca: (Yılan)
Alaca karga,yuvarlanır harga,içi dolu kavurga: (Kuşburnu)
Allah yapar yapısını,kullar açar kapısını(Karpuz)
Anamın eskisi,babamın püsküsü,yaş girer,kuru çıkar: (Fırın ve parduç)
Anaya değmez,babaya değer,dayıya değmez,amcaya değer,Sana değmez,bana değer: (Dudaklar)
Araba duvara çarparsa ne olur: (Durur)
Aşağıdan gelir ustalar,ustaları üsteler,hangi kuşta gördün göbeğini desteler: (Örümcek)
Bir ufacık mil taşı, dolanır dağı taşı ( göz)
Buradan vurdum kılıcı, istanbuldan çıktı uci (şimşek )
Benim bir gelinim var,gelenin gidenin elini öper: (kapı kolu)
Bizim gelinin elbisesi kırmızı,düğmeleri siyah,ceketi yeşil: (Karpuz)
Boynuzu var inek değil,ağaca çıkar leylek değil,yazı yazar katip değil,boyası var mürekkep değil: (Salyangoz)
Buradan attım,Halepten çıktı: (Yıldırım)
Cıngıllı tas,duvardan as: (Saat)
Çıt demeden çalıya girer<img src="/images/smiley/s02.bmp" >Işık)
Dağdan gelir dağ gibi,kolları budak gibi,eğilir su içmeye,bağırır oğlak gibi: (Kağnı arabası)
Dağdan gelir tepe takla,aman abla beni sakla: (Dolu)
Dağdan gelir,taştan gelir,bir püsküllü eniştem gelir: (Geven)
Dağdan gelir,taştan gelir,eğerlenmemiş aslan gelir: (Sel)
Dam altında teke bağlı,boynuzları köke bağlı: (Kabak)
Dedemin fesi,acı gelir nefesi: (Biber)
Denize yağmur yağarsa ne olur: (Deniz ıslanır)
Dağdan gelir taştan gelir bir kükremiş aslan gelir ( dere)
Dört kardeş bir göle taş atar: (Sağılan inek ve memeleri)
Ezan okur namaz kılmaz eş alır nikah kıymaz. (horoz)
Eğri çınar,yerden alır,gökte yer: (Deve)
El keser,elim keser,yeşil koysam al keser: (Kına)
Elden ele,belden bele,bunu bilmeyen kertenkele: (Para)
Elemez melemez tandurun yanına gelemez: (Yağ)
En çok mendil kullanan böcek hangisidir: ( Sümüklüböcek)
Eşeği namladım,karşı köye yolladım: (Tüfek ve sesi)
Etten kantar,altın tartar : (Kulak)
Geven,gevenin altında ışıla,ışılanın altında muşula,muşulanın altında ev yıkan,ev yıkanın altında at torbası: (Saçlar,gözler,burun,ağız ve çene)
Gökte açık pencere kalaylı bir tencere. ( ay)
Vidi vidi milidi, dış kapının kilidi, kız allah için söyle akşam gelen kim idi. (uyku)
Karaoğlanı kulağından asarlar. ( tava) Mesel mesel meliki tırnakları oniki. ( kedi)
Abdest alır namzan kılmaz cemaatten geri kalmaz. ( cenaze )
Otuzüçtane var hepsi allh’ı anar. (tespih)
Pat pat eder dumanı tüter anama babama hasreti gider. ( tabanca)
Sarıdır sarkar düşeceğinden korkar. ( ayna)
Tak burda tak şurda tak kapının dibinde. ( süpürge)
Vurursun vurursun hiç gözünden yaş çıkmaz. ( davul)
Yol üstünde cansız eşek. ( köprü)
Cıvıl cvıl kuşlar, sahrada kışlar, kendi diye işler ellere bağışlar. (arı)
Gelir leyleyin, gider leyleyin, bir ayak üstünde durur yeyleyin. (kapı)
Altı duvar üstü duvar içinde bembeyaz su var. (yayık)
Evelim vardı yiyordum, yemesem ölüyordum. şimdi var yemesemde ölüyorum. ( anne sütü)
Dal ucunda kilitli sandık. (ceviz)
Arabalar takır takır, benim babam neden fakir, ince ipten halı dokur. ( örümcek)
Kara kara karcı, içi dolu mayacı. ( kestane)
Kara tavuk karnı yarık. ( çapa)
Uzun oluk dibi delik. ( baca)
Bir şey gelecek gece insan yiyecek, gündüz hayvan yiyecek. (ramazan)
Bir büyük fıçıcık içi dolu turşucuk. ( limon)
Gökten ay ile yıldızı kopardılar. (bayrak)
İstanbul’da süt pişti kokusu buraya düştü. ( mektup)
Dağdan gelir hop hop ayağında altın top. (rüzgar)
Bir karpuz cevizim var gece sererim gündüz toplarım. ( yıldız)
Kırmızı mantosu kara şapkası var. ( kibrit)
Bağırırken dinler susarken söyler. ( tavşan )
Çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane. ( nar)
Küçük boylu kadife tonlu. ( patlıcan)
Bilmece bildirmece el üstünde kaydırmaca. ( sabun )

Bin tas bin tanesi de ters. ( kiremit)
Yazı yazar molla değil, semeri var eşek değil ( salyangoz)
İplerimi salladım küplerimi topladım. ( kabak)
Dört köşedir beş değil başım onda hoş değil. (mezar)
Dağdan gelir elleri budak gibi eğilir su içmeye bağırır oğlak gibi. ( kendir tokmağı)
Uzun uzun dervişler hak yolundan gelmişler bizim evin üstünde ne horonlar etmişler. (dolu)
Dağdan gelir arabika ayağında çorabika. (arı)
Yazın yazlar kışın kışlar mart ta başlar (baykuş)
İki kişinin işi var birde kar yağışı var. (kol hızarı)
Dört ayaklı bir ayı üstünde kabadayı. ( sandalye)
Akşamdan yıkılır sabahdan dikilir. (yatak)
Gittikçe geldikçe akıtır yaşı,dürttükçe bitirir işi: (Kalem)
Hangi şey buzdolabında kalsa bile yakar: (Acıbiber)
Hel helinde,ağzı belinde: (Yayık ve tuluk)
Heriye heriye,davarı vurdum geriye,hangi kuşta gördün arka üstü yürüye: (Ölü)
Hey umutlar,umutlar,gelsin ona bulutlar,ayağından su içer,gagardından yumurtlar: (Arpa)
Hikayem höktü,çamura çöktü,kalkayım derken,kuyruğu koptu: (Şeker pancarı)
Hilidi milidi,dış kapının kilidi,yatsıdan sonra bize gelen kimidi(Uyku)
İçi peynir beyazı,dışı kazan karası: (Turp)
İki merek,bir direk: (Burun)
Kanadı var kaz değil,boynuzu var koç değil: (Kelebek)
Kapısı ardıç,bacası ardıç,içeriden çıkar bir kirli parduç>Fırın)
Kara tavuk,karnı yarık,sana mı kaldı tepesi delik: (Horik)
Kara yılan,çalıya dalan: (Sambağı)
Karacuğun katırı,ne yüklersen götürür: (Köprü)
Kat kat kadayıf,bizin gelir çok zayıf,zayıflıktan vaz geçtik,gözünün biri kayıp: (İğne)
Keser sapı,kermen yapı,beş dalı var,beş çiçeği: (El,kol)
Kır kırımca,sarı yonca: (Kuymak)
Kırmızı öküz yattı kalkmadı,sarı ökküz gitti gelmedi: (Ateş ve duman)
Kuyu,kuyunun içinde suyu,suyunun içinde yılan,yılanın ağzında mercan: (Gaz lambası)
Nereye gidersin eğri büğrü: (Duman)
Pat kapının ardında,pak ocağın başında: (Süpürge)
Sarıdır saman gibi,okunur Kuran gibi,ya bunu bileceksin,ya bu gece öleceksin: (Altın)
Sıra sıra söğütler,birbirini öğütler: (Dişler)
Siyah ineğin altında kırmızı danası var: (Ateş)
Tavaya un koydum,ortasına kan koydum: (Sarık)
Tenceremi kapakladım,yanlarını saçakladım: (Gözler)
Terezimin dengi var,otuziki rengi var: (Kilim)
Ucu sivri taş,içi oyuk,dışı taş: (Minare)
Uzaktan gördüm çalı çeper,yanına vardım beni kapar: (Kuşburnu)
Yedi delikli tokmak,bunu bilmeyen ahmak: (Kafa)
Yemesi çok tatlı,yüzü maymun suratlı: (Ceviz)
Yer altında kırmızı minare: (Havuç)
Yer altında sarıklı molla: (Soğan)
Yol üstünde yağlı kayış: (Yılan)
Yol üstüne sac koydum,geleni gideni aç koydum(Oruç)
2008 © Copyright by amastris® Tüm Hakları saklıdır |
|
|