ÇEŞM-İ CİHAN ADI NEREDEN GELMİŞTİR?

 
Fatih Sultan Mehmet; İstanbul'un fethinden -yaklaşık- 6 yıl sonra, adını Kraliçe Amastris'ten alan Amasra'yı da fethetmek üzere hareket eder. Bartın'ın "Orduyeri" mahallesinde ordusu ile karargah kurar ve yanına aldığı bir bölük askerle birlikte Amasra'ya doğru yola çıkar. Amasra'yı kuşbakışı gören "Bakacak" mevkiinde durarak yanındaki lalasına "Lala, Çeşm-i Cihan bu mu ola?" (Dünyanın gözbebeği burası mı?) demekten kendini alamaz. O günden sonra bu söz Amasra denildiğinde akıllara gelen cümlelerden birisi haline gelir.

Amasra, Bartın ilinin 17km. kuzeyindedir.Şehir, kuzeye doğru uzanan bir yarımada üzerinde, iki koylu bir yarımada biçiminde kurulmuştur.Yarımadanın uzunluğu 1.5km. dir.Doğusunda ve batısında iki koyu vardır.Doğusundakine "Büyük Liman", batısındakine ise"KüçükLiman" adı verilir.Yeşilin her tonunun bir arada seyredebildiği, Karadeniz kıyı şeridi ve dağınık tepeler üzerine kurulan Amasra,tarihi turistlik şirin bir liman şehridir.Zonguldak ili ile Kastamonu'nun Cide ilçesi arasında küçük bir ara limandır."Kent tarihleri toplumsal serüvenlerin aynalarıdır. Bu açıdan, M.ö. 3. yy'da, İranlı Prenses Amastris'in Batı Karadeniz'de küçük biryarımdada üzerinde kurduğu Hellenistik üsluplu kentle, 1930'larda Türkiye turizminde öncülüğü yakalayan köy görüntülü Amasraarasındaki tarihsel sürecin kesitleri gerçekten çarpıcıdır. Bir başka açıdan, Roma İmparatorluğu'nun Bithynia-Pontus prokonsülüPliny'nin "güzel ve muhteşem"; Bizanslı tarihçi Niketas'ın "dünyanın gözü", İstanbul Fatihi 2. Mehmed'in "çeşm-i cihan" olaraknitelendirdikleri Amasra'yı, Latin ozan Catullus'un "Gemilerin Pontus Amastrisi'nde ıslanan kürekleri" dizesinde bulmak; 1900'lereuzanıp Ernest Von der Nahmer'in, doğanın ve tarihin kucağına gizlenmiş bu sönük kaabayı bir Alman efsanesindeki "Dikenli küçükgül"e benzetişinin veya İsmail Habip Sevük'ün aynı manara karşısında "Görsen yazık dersin; görmesen yazık edersin!" deyişininnedenlerini, kentin bugünkü durumuna bakıp yorumlamaksa, kuşkusuz tarihin güzel tadını yakalamaktır. Bu kitap, meraklıları ya datatillerini bu kıyı kasabasında geçirmek isteyenler için bir kent romanı; Amasra'nın gezilip görülecek köşeleri için de bir rehberdir".(Bu yazı Ortaokul Müdürüm ve Türkçe Öğretmenim Necdet Sakaoğlu'nun "Çeşm-i Cihan Amasra"adlı kitabının arka kapağından alınmıştır,kendisine saygılarımı sunuyorum...)

BARTIN ADI NEREDEN GELMİŞTİR?

Eski Bartın

Kökü "PARTHENİOS" olan kelimenin zaman içinde "PARTHENİA"'ya dönüştüğü ve günümüze "Bartın" olarak ulaştığı sanılmaktadır.Bartın Irmağı'nın antik çağlardaki adı Parthenios,Yunan Mitolojisinde "Sular Tanrısı"anlamına gelir.Diğer bir adı da "Genç Bakire"dir.Bartın Kentinde i.ö.14.yy.da "Gaskalar" hüküm sürmüş ve sırasıyla Hititler, Frigler, İonlar, Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Helenler, Pontuslular, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar yurt edinmişlerdir.Bartın İli ve İlçelerinin içinde en çok Antik çağlardan değer taşıyan "Amasra" ilçesidir.Dünyada sayılı,Anadolu'da "tek" olan yol anıtı bu İlçededir.(Kuşkayası Yol Anıtı)Kalesi,Kilisesi,Armaları,Bedesten,inziva mağarası gibi birçok antik değeri içinde barındırmaktadır.Antik Tiyatro(bir bölümü var),Forum,Şeref Yolu,Akropol ve Nekropol gibi eserler de toprak altındadır.Bartın,7 Eylül 1991 tarihinde yurdumuzun 74. ili olmuştur. Amasra, Kurucaşile ve Ulus ilçeleriyle birlikte 2140 km² yüzölçümüne sahiptir.

Amasra, Bakacaktan

Amatris:Kent Batı Karadeniz kıyısında Bartın'a bağlı Amasra'da yer alan bu antik kent, Sesamos adlı küçük bir İon kolonisinin yerine Herakleia Pontika (bugün Karadeniz Ereğlisi) kraliçesi Amastris tarafından M. ö. 4. yy.da kurulmuştur. Paphlagonia bölgesinde bir pontos kenti olarak tanınan Amastris, M. ö. 3. yy.ın ortasından M. ö. 70'te Romalı komutan Lucullusun yayılımcılığına dek Pontos Krallığı yönetiminde Bithynia eyaleti içine alınmış ve on bir kenti kapsayan Ora Pontica'nın başkenti olmuştur. Bizans egemenliğinin ardından, 1261'den sonra Cenevizlilerin sayılı limanlarından biri haline gelmiştir. İstanbul'un fethinden sonra Osmanlı topraklarına katılan Amastris, Amasra adını almıştır.18. yy.dan günümüze çok sayıda gezginin uğrak yeri olan Amastris'te, zengin geçmişi aydınlatacak kapsamlı araştırmalar yapılmamıştır. Geç dönem yerleşimleri nedeniyle antik Amastris'ten günümüze ulaşabilen kalıntı yok denecek kadar azdır. Kentin çekirdeğini, büyük bir liman olan körfezin batı kıyısı ve kıyıya yakın ada oluşturmaktadır. Roma döneminde körfezin arkasındaki vadiye uzayan kentin banliyöleri çevredeki bazı alçak tepelere ulaşmıştır. Ceneviz ve Türk yerleşimleri antik Amastris'in üstünde kurulmuştur. Amasra içinde görülen yapılar da ortaçağa tarihlenmektedir. Roma yapısı olduğu düşünülen bir tapınak ve ambarın kalıntıları dışında Cenevizli ailelerin armalarıyla dikkati çeken, devşirme malzemeyle yapılmış Bizans kalesi belli başlı kalıntılardır. Dörtgen planlı kale, kare planlı burçlarla desteklenmiştir. Küçük Liman ve Büyük Liman kapıları ile İç Kale'deki Zindankapı ve Boztepe'deki Karanlıkyer Kapısı kent kapılarıdır. Surların bulunduğu Kaleiçi Adası ile Boztepe arasındaki bağlantıyı sağlayan, halkın Kemere dediği tek gözlü Roma köprüsü dikkat çekicidir. Biri Fatih Camisi adıyla dinsel işlevini günümüzde de sürdüren üç Bizans kilisesi de basit planlı yapılardır. Kent içinde kötü koku yaydığı gerekçesiyle Romalıların kapattıkları Dereağzı ya da Amasra Deresi'nin üstünü örten tünelin bir bölümü bugün de görülebilmektedir. Ayrıca çevre halkının kapalı pazaryeri olarak kullandığı, yer yer opus reticulatum tekniğinde kalın duvarlı antik kalıntının bir gymnasion, bazilika ya da bedesten olduğu konusunda farklı savlar vardır.Amasra'nın 4 km. güneybatısında, Kuşkayası denen yerde, doğal kayadan teraslar, yazıt ve kabartmalar dikkati çeker. Parthenia'dan (bugün Bartın) gelen Roma yolunun kıyısındaki kabartmalardan, niş içindeki imparator betimi ile bir yarım sütun üstündeki Roma kartalı izlenebilmektedir.

Amastris 1. (Anadolu) Kenti. Kentin adı, Paphlagonia kıyısındaki bir yarımadada, kendi adını vererek bir kent kuran Dara III Kodaman'ın yeğeni Amastris'ten gelmektedir. Kentin adı, günümüzde Amasra'dır. Amastris/Amestris'in, İ.ö. IV. yüzyılda yaşadığı sanılmaktadır.Amastris 2. (Anadolu) Çayı Anadolu'da, Karadeniz Bölgesi'nin batı bölümünde, Karadeniz'e dökülen Amasra Çayı'nın antikçağdaki adıdır. Çayın adı, Paphlagonia kıyısındaki bir yarımadada, kendi adını vererek bir kent kuran Dara III Kodaman'ın yeğeni Amastris'ten gelmektedir. Kentin adı, günümüzde Amasra'dır.Amastris/Amestris 1. (Pers) Dara III Kodaman'ın kardeşi Oksyathres'in kızı... İ.ö. IV. yüzyılda yaşadığı sanılmaktadır. Dionysos ile evlenip ve bir süre naiplik yapan Amastris, Paphlagonia kıyısındaki bir yarımadada kendi adını verdiği (bugün Amasra) bir kent kurmuş. Oğulları tarafından öldürülmüş. Herodotos Tarihi'nde Kserkses'in karısı olarak geçmektedir.Amastris 2. (Yunan) Kolkhis kralı Aietes'e karşı, Perses'in ordusundaki savaşçı... Aietes, büyücü Kirke'nin ve Minos'un karısı Pasiphae'nin kardeşidir.Aietes, Altın Postu çalan kızı Medeia ile İason'un peşine düşer. Medeia, yanına aldığı kardeşi Apsyrtos'u parçalayarak denize atar. Aietes, oğlunun parçalarını toplayarak zaman yitirir ve umutsuzluğa kapılarak Kolkhis'e döner. Orada da tahtından olmuş, Perses tahtı ele geçirmiştir. Yıllar sonra kızı Medeia yardımıyla yeniden tahtına kavuşur. Aietes ile erkek kardeşi Perses arasındaki bu taht savaşında Amastris, Argonautlardan Argos tarafından öldürülmüştür. (İ. BaysanEczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi)

 

 

2008 © Copyright by amastris®
Tüm Hakları saklıdır.